• Görme Keskinliği Testi

    Görme Keskinliği Testi

    09 Haziran 2011
    Burada verilen görme keskinliği testi uzak mesafeden yapılan bir E testidir. Hem çocuklar, hem büyüklere rahatlıkla uygulanabilir. Okuma yazma bilmeyenlerde de uygulanabilmesi bir avantajdır. Bilgisayar ekranının büyüklüğü, çözünürlüğü, parlaklık ve kontrast oranın değişikliklerine bağlı olarak farklı sonuçlar alınabilir. Test print edildiğinde yine printer çözünürlüğüne göre test sonucunda değişiklikler görülebilir. Bu test hiçbir zaman doktor tarafından yapılacak göz muayenesinin yerine geçmez.

     
    | Devamı

    Print alırken dikkat edilecek hususlar:

    *Görüntünün büyüklüğü değiştirilmemelidir.

    *Görüntü merkezde olmalıdır.

    *Görüntü dikey olarak print edilmelidir.

    *Grafikler tek renkli (siyah) olmalıdır.

    Test yapılırken dikkat edilecek hususlar:

    *Testin alt kısmında yatay olarak uzanan kalibrasyon çizgisinin boyutları ölçülmelidir.

    *Normalde uzunluk 100 mm yani 10 cm dir. Kalibrasyon çizgisinin 30 katı kadar uzakta durularak test yapılmalıdır. Eğer uzunluk 10 cm ise 10x30 = 300cm = 3 metre olmalıdır. Örneğin kalibrasyon çizgisi 11.5 cm olarak ölçülmüşse durulması gereken mesafe 11.5 x 30 = 345 mm olmalıdır.

    Testin yapılışı

    *Test yeterli ışıklandırma altında yapılmalıdır.

    *Print edilmiş sayfa duvarda dik olarak bulunmalıdır.

    *Kişi uygun mesafede olmalıdır ( kalibrasyon çizgisinin 30 katı kadar mesafe).

    *Print ile göz aynı hizada olmalıdır.

    *Gözlerden biri açık olmalıdır. Sağ göz test edilirken sol göz kapağı normal açıklıkta ve avuç içiyle bastırılmadan kapatılmalıdır. Sol göz test edilirken de sağ göz anlatıldığı şekilde kapatılmalıdır.

    *Çocukların muayenesinde avuç içleriyle gözlerin kapatıldığından emin olunmalıdır. Parmak aralarından kapalı göz görmemelidir.

    Test yapılan kişi E lerin açıklıklarının hangi yöne doğru baktığını söylemelidir.

    Testin Değerlendirilmesi:

    En alt satır olan 4 . satırdakilerin yarısından çoğunu görenlerin o gözdeki görme düzeyleri 20/20 yani % 100 dür. 3. satır ve daha üsttekileri görenlerin 20/ 40 yani % 50, 2. satırı görebilenlerin 20/100. Sadece birinci satırı görebilenlerin ise görmeleri 20/200 yani % 10 seviyesindedir. Bu testte bütün görme aralıkları yoktur. Son satırı okuyamayan sondan bir önceki satırı okuyabilen kişilerin görme düzeyleri 20/40 ile 20/20 aralığında olabilir.

    Uyarı: Görme keskinliğinin sadece görmenin bir parçası olduğu, kontrast görmenin, renkli görmenin, çevresel görmenin de önemli faktörler olduğu bilinmelidir.

    Şekil: Görme keskinliği testi

    Görme Keskinliğinin Ölçümü

    Görme keskinliği üç ayrı fonksiyonun birleşiminden oluşmuştur.

    * Işık ayrımı fonksiyonu: Parlaklık duyarlığı (görülme keskinliği), parlaklık ayrımı (algılayabilme keskinliği), parlaklık kontrastı (kontrast duyarlık) ve renk ayrımını kapsar.
    * Uzaysal ayrım fonksiyonu: Görme keskinliği, uzaklık ayrımı ve hareket ayrımını kapsar.
    * Kesintili ışık ayrım fonksiyonu: Kesintili (yanıp sönen) ışıklar gibi geçici görsel uyaranların tanınması anlamına gelmektedir.

    Klinik uygulamalarda, görme keskinliği testlerinin çoğu aynı anda bir çok fonksiyonu birlikte ölçmektedir.
    Görebilme Keskinliği

    İki ışık kaynağı arasındaki parlaklık farkını algılayabilme kabiliyetidir. Görebilme keskinliği testinde objeler arasındaki mesafe değil, zemin ile obje arasındaki parlaklık farkı önemli olduğundan, ayrımın uzaysal boyutu incelenmemektedir. Eğer görülmesi istenilen obje, tamamen karanlık bir zeminde ışıklı bir objeden ibaret ise, bu durumda gözün parlaklık duyarlılığı ölçülür.
    Algılayabilme Keskinliği

    Algılayabilme keskinliğinde, düz bir zemin üzerinde bulunan nokta veya çizgi tarzındaki ince objelerin saptanabilirliliği araştırılır. Objenin tanınması ya da ayırt edilebilmesi önemli değilken, sadece saptanması yeterli görülür. Algılayabilme keskinliği, objeler arası parlaklık ayrımının ölçümüdür. Algılayabilme keskinliği ile ilişkili eşik değere "saptama eşik değeri" denir. Bir tabak içerisinde bulunan boncuk şeklindeki küçük şekerleri, test etmek istediğimiz çocuğun önünde tutarak, şekerleri almasını gözlemlememiz, bu keskinliğin saptanmasına yönelik klinik bir test örneğidir.
    Ayırt Edebilme Keskinliği

    İki ayrı obje arasındaki en küçük ayrıntıyı ayırt edebilmektir. Objenin kontrastı kadar foveadaki fotoreseptör hücrelerin birim alandaki yoğunluğunun önemli olduğu düşünülmektedir. Ayırt edebilme keskinliği E harf testi, Landolt'un C harf testi ve ızgara şeklindeki çizgili desenlere dayalı testlerle ölçülebilmektedir. Bu test ile ilgili eşik değere "ayırt edebilme eşik değeri" denir.
    Yüksek Keskinlik

    Sağlıklı bir göz uzaysal yerleşimdeki ince ayrımları yapabilir ve iki noktanın aynı hizada olup olmadığını ayırt edebilir. İki nokta arasındaki mesafeyi 3-5 saniyelik bir açıda bile saptayabilir. Bu mesafe foveadaki bir koni hücresinin çapından (yaklaşık 1,5 µm) daha küçüktür.

    Yüksek keskinlik ölçümü ile, makula hastalıkları Snellen görme keskinliği ölçümünden daha hassas bir şekilde erkenden tespit edilebilir. Yüksek keskinlik testi Amsler Kart testinin de temelini oluşturmaktadır.
    Tanıyabilme Keskinliği

    Klinik uygulamalarda en çok kullanılan görme keskinliği ölçüm yöntemidir. Bu testte hastaların giderek küçülen boyutlardaki harf ve şekilleri tanıyabilme kabiliyeti ölçülür. Bu harf ve şekillerin adına optotip denilmektedir. Tanınabilen en küçük boydaki optotipin retinaya geliş açısı, görme keskinliği değerini vermektedir. Tanıyabilme keskinliği için söz konusu eşik değere "tanıma eşik değeri" denilmektedir. En sık kullanılan eşeller, Snellen Eşeli, Snellen eşelindeki eşit okunma zorluğuna sahip harflerden oluşan Sloan Eşeli ve Allan Eşeli'dir. Snellen eşelindeki harflerden B, G ve S en zor okunan harflerken, L, T ve V en kolay okunan harflerdir.
    Görme Keskinliği Ölçümü

    Klinik uygulamalarda görme keskinliği ölçümü için en sık kullanılan eşel Snellen Eşeli'dir. Kontrastın en üst düzeyde olması için zemin beyaz, optotipler siyah renklidir. Harflerden veya rakamlardan oluşan değişik tipleri vardır. Eşel, harf boyunun 5 dakika, harf ayrıntısının ise 1 dakika olduğu optotiplerden oluşturulmuştur. Göze geliş açısının farklı mesafeler için 5 dakika olduğu çeşitli sıralar vardır. Yani 20 metre mesafeden bakıldığında 5 dakikalık açıya denk gelen sıra, 40 metre mesafeden bakıldığında 5 dakikalık açıya denk gelen sıra, 60 metreden bakıldığında 5 dakikalık açıya denk gelen sıra gibi değişik boyutlarda optotiplerin oluşturduğu çeşitli test sıralarını içerir. (Şekil 6.1) Test sırasında bütün optotipleri içeren eşel yaklaşık 6 metre'den okutularak görme keskinliği ölçülür.

    Test mesafesi arttıkça optotip'in aynı açıya denk gelebilmesi için boyutu artmalıdır.

    İki nokta ayrımının yapılabilmesi için, en az iki fotoreseptör hücresinin bu iki nokta tarafından uyarılması, ve bu iki hücre arasındaki boşluğun da üçüncü bir fotoreseptör tarafından algılanması gerekmektedir. Foveada yer alan koni hücrelerinin çapları 1,5 µm'dur. Bu durumda en az 2 µm büyüklüğündeki bir görüntü, bir fotoreseptörü ve komşuluk eden bir diğer fotoreseptörü birlikte uyarabilir.

    Snellen eşeli görme açısını ifade edecek şekilde düzenlenmiş olmakla birlikte, klinik uygulamalarda görme açısından çok, görme mesafesi önemlidir. Kişinin 6 metre'den okuyabildiği sıra değerlendirilerek görme düzeyi tesbit edilir. Örneğin en üstteki bir sırayı okuyabiliyorsa görme düzeyi 0,1 dört sırayı okuyabiliyorsa görme düzeyi 0,4'tür. Bütün sıralar yani on sıra da okunabiliyorsa görme düzeyi "tam" olarak değerlendirilir. Bazı ülkelerde eşel mesafesi için 20 foot'luk mesafe kullanılır ve görme değerlendirmesi de buna göre yapılır. 20 foot'luk mesafe yaklaşık 6 metredir.

    Son zamanlarda bir test basamağında kaç optotip'in bulunacağına ait yaklaşım da değişmiştir. Eski eşellerde yukarıdan aşağıya doğru artan sayıda optotip bulunurken modern tipte görme eşellerinde her basamakta aynı sayıda olmak üzere, 5 ya da 10 optotip bulunmakta ve bu optotipler de eşit okunma zorluğuna sahip kombinasyonlardan oluşmaktadır.

    Bunun dışında, görme eşelleri, optotip büyüklüklerindeki değişim oranının aritmetik veya geometrik oluşuna göre de sınıflandırılırlar. Ülkemizde de en sık kullanılan eşel aritmetik dizilimi esas alan ondalık sisteme ait eşellerdir. Geometrik dizilimi esas alan modern eşeller Bailey-Lovie, ETDRS, PERK eşelleridir.

    Görme keskinliği değerlerinin standartizasyonu minimum rezolüsyon açısının (MAR) logaritmik değerinin (LogMAR) kullanılması ile sağlanır. Bu parametre, test mesafesinden ve test basamakları arasındaki farklılıktan etkilenmez. Modern eşellerde (Bailey-Lovie, ETDRS, PERK) bir sıradan diğerine geçişte de görme keskinliğindeki değişim eşit logaritmik basamaklar (1 basamak = 0,1 LogMAR ünite) şeklindedir.

    Uluslararası standartlara göre görme keskinliğinin belirtilmesinde kullanılan "1 standart Snellen sırası" değişim, görme açısının yaklaşık 1,26 kat, yani 0,1 LogMAR ünite değişmesi demektir. Ancak aritmetik dizilimi esas alan ondalık sisteme ait eşellerde test sıraları birbirlerinin katı değil, "normal görme düzeyi" olarak kabul edilen 1 dakikalık görme açısına olan oranlarının, 1/10'luk dilimleri halinde düzenlenmesi ile oluşturulmuşlardır. İşte bu nedenle, aritmetik dizilim gösteren ondalık sisteme ait eşeller ile geometrik dizilim gösteren modern eşellerde, sıra aralıkları birbirine denk değildir. Bu farklılık özellikle düşük görme keskinliği düzeylerinde giderek daha da belirginleşmektedir. Örneğin ondalık sistemde 1 sıra fark gibi görünen 0,1'den 0,2'ye değişim modern eşeller için görme keskinliğinde 3 sıralık fark anlamına gelmekteyken (*), 5 sıralık bir fark gibi görünen 0,5'dan 1,0'a değişim ise yine 3 sıralık fark anlamına gelmektedir.

    Kaynak :
    Bu Haber 1268 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin
Yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir.